Konağın Hikâyesi The story of the house
Arap Hacılar Evi
İpek Yolu'nun Gerede–Sinop hattı üzerindeki Safranbolu'da Cinci Han, Pamukçu Han ve Tuzcu Han gibi pek çok han bulunurdu. Büyük yangınlardan sonra Cinci Han esnafın mallarını koruduğu bir depoya dönüşünce, yolcuları çevresindeki küçük hanlar ağırlamaya başladı.
Eskiden Tahıl Pazarı olarak bilinen Han Arkası'ndaki Arap Hacılar Evi bu yolcu hanlarından biridir. Dışarıdan tipik bir Safranbolu evi gibi görünse de çok sayıda odası vardır. Giriş katında hayat yerine bir ahır bulunur, çevresinde nalbantlar çalışırmış. Üçerli simetrik pencereleri ve Guburlar Evi tarafında payandalar üzerinde yükselen görkemli köşe çıkmasıyla dikkat çeker. Halk arasında Keşbaşlar Evi olarak da anılan konak, bugün yolcularını ağırlamaya devam ediyor.
Safranbolu lay on the Gerede–Sinop branch of the Silk Road and had many caravanserais, among them Cinci Han, Pamukçu Han and Tuzcu Han. After great fires turned Cinci Han into a storehouse for merchants, travellers were lodged in the smaller inns around it.
Arap Hacılar Evi, behind the old grain market, was one of these inns. It looks like a typical Safranbolu house, yet it has an unusual number of rooms, a stable on the ground floor where farriers once worked, windows set in symmetrical threes and a striking corner bay resting on timber brackets. Also known locally as Keşbaşlar Evi, the house still welcomes travellers today.